Yazı Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ahmet İkbal Aydın
ahmet@caykarahaber.com
Vefalı Kosava
26 Şubat 2008 Salı Saat 23:42


VEFALI KOSOVA


Birinci Murat zamanında 1389 yılında birinci Kosova zaferiyle beraber Osmanlı topraklarına katılan Kosova 1912 yılına kadar beş yüz yıl İmparatorluk bünyesinde kaldı. Bu zaman zarfında İslam kültürüyle yoğrulan Kosova Osmanlının yıkılışından sonra bu kültürünü kaybetmemiş, bu gün Avrupa’nın göbeğinde bağımsız bir İslam devleti olarak dünya devletleri arasına girmiştir. Bu büyük başarıyı yürekten alkışlıyor, ilelebet payidar olması için dua ediyoruz.

Fakat Kosova bu günlere elbette kolaylıkla gelmedi. Birinci Kosova savaşı sonunda Murat Hüdavendigarı sinesine alarak ona Meşhed olan Kosova İkinci Kosova savaşından sonra Osmanlının şefkat kucağında büyüdü, beş yüz yıl ecdadımızın binlerce mefahirine mekân oldu.

Kosova, ay yıldızlı bayrağımızın şekillendiği yer. Bu gün göklerde dalgalanan ay yıldızlı kırmızı beyaz bayrağımızın bu şeklinin birinci Kosova savaşı sonunda Kosova’da Priştine ile Üsküp arasındaki Lab suyu yakınında savaş meydanında şehit kanlarının birikintisi üzerine vuran gökteki hilal ve bir yıldızın manidar görünüşünden mülhem olduğu tarih kitaplarımızda geçer.

Kosova, Uğrunda ölenimiz olduğu için bizim vatanımız sayılır. Bağımsızlık ilanından dolayı duyduğumuz sevincin sebeplerinden birisi de belki budur. Fethedildiği günlerde olduğu gibi Sırpların zulmünden kurtuldu. Artık Meşhedin hariminde şapkalı sarhoşlar yatmayacak. .Hırvat’ın, Sırp’ın askeri üstünde hora tepmeyecektir. Mescitler ahıra çevrilmeyecek,

1912 de elimizden çıkması öyle acı oldu ki, etrafına ümitler saçan Akif, Kosova için üzülen ve ümitsizlik içinde peşinden ağıtlar yakan Vefasız Kosova diyen Akif haline geldi. İşte Akif’in iniltileri:



Dedemin sürdüğü, can ektiği toprak gitti
Öyle bir gitti ki hem: Bir daha gelmez ebedi


Nerde olsam çıkıyor karşıma bir kanlı ovar mı;?


Sen misin, yoksa hayalim mi? Vefasız Kosova


Hani binlerce mefahirdi senin her adımın?


Hani sinende yarıp geçtiği yol yıldırımın?


Hani asker, hani, hani kalbinde yatan Şah-ı şehit?


Ah o kurban-ı zafer nerde bu gün? Nerde o iyd?


Söyle, Meşhed, öpeyim secde edip toprağını


Yok mudur sende Murad’ın iki üç damla kanı?


Ah Meşhed!O ne? Sahandaki meyhane midir?


Kandilin, görmüyorum, nerde? Şu peymane midir?


Ya hariminde yatan şapkalı sarhoşlar kim?


Yoksa yanlış mı? Hayır, söyleme bildimmi Bildim!


Basacak mıydı, fakat göğsüne Sırb’ın çarığı


Serilip yerlere binlerce şehidin sarığı,


Silecek miydi en alçak neferin çizmesini?


Dürtecek miydi geçen leş gibi her limesini?


Ya şu üç parça bayrak dikilirken tepene


Neye indirmedi kim çıktı bu halkın önüne?




Sevgili Akif, yanıldın desem darılmazsın her halde. Bunu söylemeğe dilim varmıyor. Ama yanıldığına eminim sen de sevinirsin. Vefasızım; demiştin. Fakat Kosova vefasızlığını üzerinden attı. Bir daha gelmez ebedi demiştin. Fakat öyle olmadı. Geri geldi. Hem de tam senin fikrinde bir devlet olarak geri geldi. Senden sonra da nice acılar çektiler, nice hanümanlar yıkıldı, nice canlar doğrandı ama Göğüslerindeki kat kat iman sönmedi. Artı Vefalı bir Kosova var. Yine her adımı mafahir dolu olacak. Sana selam gönderiyorlar. Müsterih ol.








Bu makale toplam 1343 defa okundu.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
USD 1,5160 EURO 1,9270
ALTIN 61,3713 İMKB 60608,08
ÇOK OKUNAN HABERLER
ŞAİRLERİMİZ
SİTE ANKET
Sizce Çaykara'da Yüksekokul Açılmalı mıdır?
Kesinlikle Açılmalıdır
Açılsa İyi olur
İlgi Alanıma Girmiyor
Açılmasa Daha İyi
Kesinlikle Açılmamalıdır
Künye . Reklam . İletişim . RSS   Copyright © 2002-2010 Çaykara Gazetesi
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım : Mahmut ÖZDEMİR